|
Lobi Çalışmalarında; Kürt
Aydın ve Akademisyenleri
Beko Topgider
Ülkemizin içinde bulunduğu durum ve halkımızın
üzerindeki baskı, terör ve linç girişimleri almış
başını gidiyor. Adeta bunlar günlük yaşamın
birer parçası haline geldi. Kürdistan’da her gün birçok
toplumsal olay yaşanmaktadır.
Kürt ulusal kurtuluş mücadelesi tarihine baktığımızda
başarısız oldugumuz en önemli konuların
başında Kürt halkının sesinin yeterince
uluslararası alana yansıtılmadığını
söyleyebiliriz. Diger bir deyişle diplomasi ayagının
eksik kaldığı görülmektedir.
Kürtler kendi haklarını elde etmek için çok yönlü
mücadele etmiş, direnmiş, ama sorunun uluslararası
alana taşınmasında sürekli eksik ve yetersiz
kalmışlardır.
Görünen bu eksikliğin giderilmesi gerekir. Bunun için
de diplomasi ve lobi çalışmalarına ağırlık
verilmesi gerekir. Bu çalışmaların donanımlı
politik kadro ve akademisyenlerle yürütülmesi gerekmektedir.
Günümüzde Kürt diyasporasına ve kitlesine baktığımızda
özellikle ikinci ve üçüncü kuşaktaki Kürtler arasında
bu işi yapacak çok yetenekli bir potensiyelin var olduğu
da görülmektedir.
Söz konusu beceri ve yeteneklere sahip donanımlı
kişilerin bir kesimi örgütlü, ancak büyük bir kesimi
ise mevcut Kürt örgütlerine mesafeli durmaktadırlar.
Kürt kurumları bu potansiyele sahip kişilerle diyalog
geliştirmeli ve onları bu çalışmalar için
ikna etmelidir.
Geçmişte bu konuda insanlar degerlendirilirken örgütlere
yakınlığı ile degerlendirilip mesafeli
davranılıyordu. Gelinen aşamada Kürt örgütleri
bu insanları degerlendirirken hangi örgüte yakın
olup olmadığıyla degil, bu yapıda olan
insanların Kürtler ve Kürdistan için yapacağı
çalışma ve katkı ölçü alınıp değerlendirilmelidir.
Bu geniş perspektifle yaklaşıldığı
içindir ki Avrupa’nın kimi ülkelerinde belli olumlu ilerlemer
kaydedildi. Bu sevindirici bir gelişmedir. Bu başarıları
ve kazanımları çoğaltmakta yukarıdaki
kriterin ve yaklaşımın etkisinin olacağı
inancındayım.
Buna bağlı olarak lobi çalışması
için Kürtler hedeflerini iyi belirlemelidir. Bu nitelikte
olan insanlar Alman ve Avrupa merkezi ve yerel yönetimlerine
girmeli ve hatta parlemento seçimlerinde aday olmaları
için motife edilmeli ve destek olunmalıdır.
Bu nedenle diyasporadaki Kürtlerin en önemli hedefi, Avrupa
ülkelerindeki siyasi parti ve etkin uluslararası kurumlara
girerek Kürtler ve Kürdistan için politika yapmak olmalıdır.
Bugün Avrupa ülkelerinde 1,5 milyon Kürt insanının
yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu insanların
çoğu Avrupa ülkelerinin vatandaşıdır.
Yani seçme ve seçilme haklarına sahiptirler. Bu ciddi
potensiyeli iyi değerlendirmeliz.
Yapılan sabırlı ve kararlı calışmaların
sonucunda da geçmiş yıllarda Avrupa kamuoyu nezdinde
Kürtlerin olumlu ve iyi bir prestiji vardi. Yaşanan
kimi olumsuz olaylar bu prestiji ve sempatiyi heder ettiler,
diğer bir deyişle provake ettiler. Kürt kurumlarının
en önemli hedeflerinden biri de geçmişte var olan prestiji
yeniden kazanmak ve yakalamak olmalıdır.
KOMKAR, bu alanda calışma yapan her Kürt yurseverine
desteğini esirgemiyecek ve onların yanında
olacacaktır.
KOMKAR’ın halen Avrupa kamuoyu nezdinde önemli bir
prestiji vardır. Avrupa’daki siyasi partilerin ve uluslararası
kurumların birçok alanda KOMKAR’dan referens almaları
önemlidir. Bunu iyi değerlendirip geliştirmek Kürtlerin
görevi olmalı. Kendi ulusal haklarımıza ve
bunu savunan örgütlerimize sahip çıkalım.
10 Aralik 2007
|