|
Ne Kardeşliği!
Beko Topgider
Son dönemlerde Türkiye´de muhalefet, hükümet ve bil cümle
gerici güçler hep bir ağızdan yeniden Kürt düşmanlığına
başladılar. Gerekçeleri de; Kürtler Kerkük´ün demografik
yapısını bozuyorlarmış, Kerkük´de
bulunan Türkmenleri katletme hazırlığı
yapılıyormuş, Türkiye bunlara seyirci kalamazmış
vb.
Diğer taraftan ise „Oradaki Kürtler bizim
kardeşlerimizdir“ denilmekte, „Biz et ve tırnak
gibiyiz“ açıklama ve demeçleri verilmektedir.
Kürt düşmanı Deniz Baykal ise Irak´a
girmekte geç kalındığını oraya asker
gönderilmesi için parlamentoya önerge vereceğini söylemektedir.
Bir taraftan, Kürtlere ağıza alınmayacak
türden hakaret ve tehditlerde bulunacaksınız, diğer
taraftan Kürtlerle et ve tırnak gibiyizdemekte ve kardeşlikten
dem vurmaktadırlar.
Öncelikle şunu belirtmekte yarar var:
Kürtler olarak Türk halkına düşman değiliz.
Ancak ne et ve tırnak gibiyiz ve ne de kardeşiz.
Sadece iki komşu halkız.
Eğer kardeş isek, niye ordunun oraya girmesini
ve mudahale etmeyi istiyorsunuz? Biz mi sizin ülkenizi işgal
ettik? Eğer biz size böyle bir haksızlık yapmiş
isek, o zaman, sizin bu düşmanlığınızı
bir noktada anlayabilir. Siz ülkemizin kuzey parçasını
işgal etmişsiniz, halkımıza kan kusturuyorsunuz,
bu da yetmiyormuş gibi, şimdi ordunuzu ülkemizin
güney parçasına sefere göndermeye hazırlıyorsunuz.
Kardeş isek, insan kardeşinin evine saldırır
mı? Biz, sizin bu „kardeşiz“ açıklamanıza
inanmıyoruz. Sizler sadece Kürtlerin size verdiği
oyları kaybetmekten korktuğunuz için bunu söylüyorsunuz.
Bir kez Kerkük’ün demografik yapısını Kürtler
değil, Saddam ve partisi Baas bozdu. Saddam Kürtleri
ve Türkmenleri zorla oradan sürdü. Arapları getirip
Kerkük ve çevresine yerleştirdi.
Peki Saddam bunu yaparken neden „Kerkük´ün
demografik yapısını bozuyorsunuz“ demediniz
de, bugün evlerinden-yurtlarından kovulmuş Kürtler
ve Türkmenler yeniden Kerkük’e döndüklerinde çılgına
dönüyorsunuz? Kaldı ki durum hiç de sizin dediğiniz
gibi değil.
Kürtlerle orada yaşayan Türkmenler arasında
sorun da yok. Bizzat Türkmenlerin yaptıkları açıklamalardan
da bu görülmektedir. Türkmenler de orada tüm haklara sahipler.
Türkmenlerin kendi televizyonları, radyoları, partileri
ve okulları var. Ayrıca Kürdistan-TV de haftada
bir Türkmence program yapıyor.
Eğer Osmanlı döneminden bahsediyorsanız, o
zaman Balkanlardan, Mısır, Suriye’den vb. ülkelerden
de toprak talebinde bulunun, çünkü Osmanlı bir dönem
oraları da işgal etmişti.
Terör listesinde olan Hamas liderlerini büyük
bir özenle davet etmekte sakınca görmüyorsunuz ama Irak´ın
seçilmiş Cumhurbaşkanı Celal Talabani Kürt
olduğu için cumhurbaşkanınız Sezer kendisini
davet dahi etmiyor. Bu kadar düşmanlığa pes
doğrusu.
Bu da yetmiyormuş gibi, Irak’daki Kürt ve Kürdistan
karşıtı gruplara Türkiye´de toplantılar
örgütlüyorsunuz. Daha da ileri giderek Irak’da kendinize yandaş
partiler kurma girişiminde bulunuyorsunuz. Peki bu Irak’ın
içişlerine müdahale değil midir? 18 milyon insanın
iradesini hiçe saymak değil midir?
Siz ordunuzla ülkemizin güneyine girebilisiniz. Bu sizin
için belki kolay olacak. Ancak oradan çıkmanız
pek kolay olmayacak. Bunu böyle bilmeniz gerekir. Dimyata
pirince giderken evdeki bulguru da kaybedeceğinizi hiç
düşündünüz mü? Böylesi bir durumda biz Kürtlerin de her
halde eli armut toplamayacak. Size bir çağrıda bulunuyoruz:
Sakın böyle bir çılgınlığa başvurmayın,
bu Türkiye´ye bir şey kazandırmaz.
|